Büyüklük

Mutabakat

Millet çapında mutâbakatın (konsensus) olması, mütekâbiliyet esasının işletilmesine bağlıdır. Bunun sırrı ise herkesin olduğu gibi kabul edilmesidir. Nazım Hikmet'ten İskilipli Atıf Hoca'ya varıncaya kadar herkesin birbirini kabul etmesi, mutâbakatın gerçekleşebilmesinin temel şartıdır. Aksi takdirde, mutâbakat görünümlü iltihak beklentisi içine girilmiş demektir. Yani bir taraftan oturalım, konuşalım, paylaştığımız ortak değerler üzerinde anlaşmaya varalım diyeceksiniz, öte taraftan gelin bizim evde, bizim düşüncemizde.... vs. birleşelim diyeceksiniz. Hayır, bu mutâbakat değil, iltihaktır. Bu bir yönüyle asimilasyondur. Bu, başkaları ben olmaktan vazgeçsin 'biz' olsunlar' demektir. Ve bu bir iddiadır, bencilliktir. Bunu ferd yaparsa ferd bencilliği, bir grup yaparsa grup bencilliği ve bir 'izm' yaparsa 'izm' bencilliğidir.

Netice herkesi bulunduğu konumda kabul etmeli, paylaşılan ortak paydalar etrafında ihtilaflar nazar-ı dikkate alınmadan kenetlenmeye gidilmelidir. Zannediyorum içinde yaşadığımız bu cennet vatanda buna her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Zaten son günlerde yaşadığımız bu hâdiseler bunun en büyük göstergesidir.

Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin

Sitenizde bu yazıya link vermek için aşağıdaki metni kopyalayıp, sitenizde yazı gövdesine yapıştırın.



Önizleme:




Bu sayfayı ekle
Digg! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Twitter!



Bu kategorideki eskiler: