Allah Kur'ân'ında 'Her insan topluluğunu imamları ile birlikte çağıracağımız gün....' buyuruyor. Bu âyet kâmil mânâda peygamberleri anlatmakla beraber, aile reisinden devlet başkanlarına kadar uzayan bir çizgide, hemen her seviyede imam olanlara işaret etmektedir. Yani ahirette herkes bölük bölük ve öbek öbek kendi liderlerinin, imamlarının, önderlerinin arkasında, müntesibi bulunduğu peygamberin cemaatine katılacaktır.
Dine hizmet eksenli sivil yapılanmalar için de aynı şey geçerlidir. En küçük biriminden, en büyük ünitesine varıncaya kadar her grubun bu âyetin işaret ettiği şekilde, önlerinde yöneticileri ile beraber, Hz. Muhammed'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ümmetine katılacakları ümit edilir. Zira âyette 'Küllü ünâsin.' deniliyor. 'Küll' kelimesi 'ünâs'e muzâf olmuş. Dilin hususiyeti açısından böyle durumlarda, bahsi geçen şeyin en küçük fertleri bile o hükmün içine girer. Öyleyse bu ifade küçük-büyük, kadın-erkek yönetici konumunda bulunan her insanı içine almaktadır.
O hâlde, bu kutsî daire içinde yer alan hele hele hasbelkader kendisine mes'uliyet yüklenen herkes, vazifesine çok dikkat etmeli, toplumunun hukukunu gözetmeli ve muhafaza etmeli ki, yarın Rabbisinin huzurunda kendi hesabını vermekten öte, bir de arkasındakilerin hesabı ile iki büklüm olmasın.!
Bu Sayfayı Sitenizde İktibas Edin